Announcements
Ana Menü
Joomla Templates and Joomla Extensions by JoomlaVision.Com

AB Türkiye Portresi - İlişkilerin Portresi

There are no translations available.

Avrupa Ekonomik Topluluğu’nun (AET) 6 ülke tarafından kurulmasının ardından, Türkiye’nin ortaklık için 31 Temmuz 1959’da yaptığı başvuru Avrupa Birliği - Türkiye ilişkilerinin resmi başlangıcı olarak kabul edilmektedir. AET Bakanlar Konseyi’nin Türkiye’nin ortaklık başvurusunu kabul etmesi ve yapılan hazırlık görüşmeleriyle 12 Eylül 1963 tarihinde Türkiye ile Avrupa Ekonomik Topluluğu arasında Ankara Antlaşması imzalanmıştır.

Anlaşmada, hazırlık dönemi (5 yıl), geçiş dönemi (1973 itibarıyla 12 ve 22 yıllık iki ayrı dönem) ve nihai dönem olarak üç devre öngörülmüştür. Geçiş döneminin sonunda ise gümrük birliğinin tamamlanması planlanmıştır. Anlaşmada öngörülen Hazırlık döneminin sona ermesiyle birlikte, 13 Kasım 1970 tarihinde imzalanan ve 1973 yılında yürürlüğe giren Katma Protokol’de, geçiş döneminin hükümleri ve tarafların üstleneceği yükümlülükler belirlenmiştir. Buna göre Katma Protokolde malların serbest dolaşımı, Türkiye’nin Avrupa Topluluğunun Ortak Tarım Politikası’na uyumu, kişilerin ve hizmetlerin serbest dolaşımı ve ulaştırma ve ekonomi gibi konuların AT mevzuatına uyumlaştırılması öngörülmüştür.

Ankara Anlaşması ile ayrıca periyodik olarak toplanan ve ortaklıkla ilgili konuları görüşen bir Ortaklık Konseyi oluşturulmuştur. Söz konusu kurumsal çerçeve, gümrük birliğinin nihai aşamasının uygulamaya konulması ile birlikte genişletilmiştir.
1973’te imzalanan Katma Protokol ile Türkiye AB’ye yönelik gümrük vergilerinin sanayi ürünleri için tamamen kaldırılması ve üçüncü ülkelere karşı ise AT ülkelerinin uyguladığı vergilerin uygulanmasını kabul etmiştir. Buna göre sanayi ürünleri için 12 yıllık vergi indirimi geçiş süresi ve rekabet gücü zayıf olan sanayi dalları içinse 22 yıllık vergi indirimi takvimi öngörülmüştür. Ancak, Türkiye geçiş dönemindeki yükümlülüklerini yerine getirememiş, 1978 - 1988 yılları arasında gümrük indirimleri durdurulmuştur. 1980 askeri darbesiyle kesintiye uğrayan ilişkiler, Türkiye’nin 14 Nisan 1987’de yılında yaptığı tam üyelik başvurusuyla ivme kazanmıştır. Komisyon 1989 yılında verdiği cevapta, kendi iç pazarı tamamlama sürecinden önce yeni bir üye kabul edemeyeceğini bildirmiş, öncelikle Gümrük Birliği’nin tamamlanması önerilmiştir.
AB-Türkiye ilişkileri, 1993 tarihinde Gümrük Birliği müzakerelerinin başlaması ile yeni bir boyut kazanmıştır. İki yıllık müzakerelerden sonra Ortaklık Konseyi'nin 1/95 sayılı kararıyla Türkiye ile AB arasındaki Gümrük Birliği 1 Ocak 1996’da yürürlüğe girmiştir.
AB Komisyonu tarafından 13 Ekim 1999 tarihinde açıklanan Türkiye için ikinci İlerleme Raporu’nda Türkiye’ye üyelik perspektifi verilmesi önerilmiş ve bunun sonucunda Aralık 1999’da toplanan Helsinki Zirvesi’yle Türkiye, AB’ye üyeliğe aday ülke olarak kabul edilmiştir.
Helsinki’deki AB Konseyi'nde şöyle bir karar alınmıştır: “Konsey, Türkiye'de son zamanlarda yaşanan olumlu gelişmeleri ve ayrıca Türkiye’nin Kopenhag kriterlerine uyum yönündeki reformlarını sürdürme niyetini memnuniyetle karşılar. Türkiye, diğer aday devletlere uygulanan aynı kriterler temelinde Birliğe katılmaya yönelmiş bir aday devlettir.” Helsinki’de alınan kararlar AB-Türkiye ilişkilerinde bir dönüm noktasıdır. Helsinki Zirvesi sonrasında, diğer aday ülkeler gibi Türkiye de, reformlarını teşvik etmeye ve desteklemeye yönelik bir katılım öncesi stratejiden yararlanmaya başlamıştır.
Üç yıl aradan sonra Ortaklık Konseyi ilk defa Nisan 2000’de Türkiye başkanlığında toplanmıştır. Konsey’de iki önemli siyasi karar alınmıştır; birincisi Ortaklık Komitesi kapsamında sekiz alt-komitenin oluşturulması, ikincisi de AB ve Türk satın alma piyasalarının karşılıklı olarak birbirlerine açılması ve hizmetlerin serbestleştirilmesi amacıyla yapılacak anlaşma müzakerelerinin başlatılmasıdır. Müzakerelerin ilk turu gerçekleştirilmiştir.
AB Konseyi tarafından resmen 8 Mart 2001 tarihinde kabul edilen Katılım Ortaklığı Belgesi, AB’nin katılım kriterlerinin karşılanması yönünde ilerleme kaydedilmesi amacıyla Türkiye için önceliklerin belirlendiği bir yol haritasıdır.
Katılım Ortaklığı Belgesi’nin amacı, Komisyonun Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliği yolunda kaydettiği ilerlemeye ilişkin 2000 yılı Düzenli Raporu’nda tanımlanan çalışma gerektiren öncelikli alanları, bu öncelikleri hayata geçirmek için Türkiye’ye sağlanmış olan mali olanakları ve bu yardımların tabi olacağı şartları tek bir çerçeve altında bir araya getirmektir. Türk hükümeti bu Katılım Ortaklığı Belgesi ışığında 19 Mart 2001’de Müktesebatın Üstlenilmesi için Ulusal Programı kabul etmiştir.
15 ve 16 Haziran 2001’de Göteborg’da yapılan Avrupa Konseyinde Ulusal Program “olumlu bir gelişme” olarak tanımlanmış ve Türkiye, katılım öncesi stratejisinin mihenk noktası olan Katılım Ortaklığı’nın önceliklerini hayata geçirmek için somut adımlar atmaya teşvik edilmiştir.
Bu gelişmeler ışığında Avrupa Komisyonu Türkiye ile ilgili olarak gözden geçirilmiş Katılım Ortaklığı Belgesi’ni 25 Mart 2003’te yayımlanmıştır.
2004 yılının Aralık ayında Brüksel’deki AB Konseyi Zirvesinde, Avrupa Komisyonu’nun 6 Ekim 2004’te hazırladığı rapor ve tavsiye kararı doğrultusunda Türkiye ile müzakerelerin 3 Ekim 2005 tarihinde başlamasına oybirliğiyle karar verilmiştir.
Söz konusu Avrupa Birliği Konseyi Zirvesi sonrasında 17 Aralık Sonuç Bildirgesi yayımlandı. Bu bildirgeye göre Avrupa Konseyi, Türkiye’nin geniş kapsamlı reform sürecinde kaydettiği kararlı ilerlemeyi memnuniyetle karşılamış ve Türkiye’nin reform sürecini sürdüreceğine olan güvenini ifade etmiştir.
Ayrıca Avrupa Konseyi, iyi komşuluk ilişkilerine koşulsuz bağlılık ihtiyacını vurgulayarak, Türkiye’nin komşularıyla ilişkilerinde kaydedilen iyileşmeyi ve Birleşmiş Milletler Sözleşmesinde yer alan anlaşmazlıkların barışçı yollarla çözümlenmesi ilkesine uygun olarak, sınır anlaşmazlıklarının çözümlenmesine yönelik olarak ilgili üye ülkelerle çalışmaya devam etmeye hazır olmasını memnuniyetle karşılamıştır.
Türkiye’nin Avrupa Birliği ile ilişkilerinin ayrıntılı anlatımı için aşağıdaki bağlantı adresine gidiniz.
 
Search